Tarihçe

Karlı köyü 1316 yılında KÖSEOĞULLARI sülalesi tarafından 7 hane olarak kurulmuş ve zamanla diğer ilçelerden gelen aileler ile köy büyüyerek 150 hane halini almıştır. fakat 1950 yılından itibaren ekonomik ve sosyal yetersizlikler nedeni ile köyün büyükçoğunluğu metropol illere göç etmiştir halen köyde 55 hanede insan yaşamaktadır.Köyün kuruluş tarihi’ni belirtecek herhangi bir tarihi eser ve yapı bulunmamaktadır.

Coğrafi Konumu

Karlı köyü sofular köyü hududu,sofular sivri puru zörük kayası arkası yol ve gavur tepesi tuz taşı doğu kenarı ve tazı pınarı olarak,karlı köyü ile Üzeyir köyü sınırı Karataş ve Devrek karlı köyü ile düğer sınırı yapraklı tepe ve ağıt özü ve taş Halil kuş kayası karlı köyü ve eymir köyü sınırı zölük sivrisi ve oğlakçı ve kayalık taşı karlı köyü ve düz yayla sınırı konak kaya ve balanpınarı ve ada karlı köyü ile emre köyü sınırı aca yokuş ve ağpur ve sivritepe ve bakacak,mazan köyüyle kuş kayası,tokuş köyüyle çatal sulak çatı çavuşdede çatı,başıbüyük köyüyle baş yayla çatı,kaleli tepe,kengellik olarak belirlenmiştir.

KARLI KÖYÜ TARİHÇESİ

Karli (Karlu) Köyünün Osmanli devrinde Sivas merkezi bagli oldugu anlasilmaktatir.

Daha sonra Hafik kazasina baglanmistir. Anadolu`ya Oguz Türkleri kadar kalabalik olmasa da Karluk, Cigil, Yagma, Uygur ve Kipcak gibi Türk boylari da gelip yerlesmistir. Hatta Mogol kabileri de vardir.

Bunlar daha cok 1230`larda Mogol istilasi sirasinda Türkistan – Iran – Azerbaycan üzerinden Anadolu`ya gelen konar – göcer boylardir. Hayvancilik ön plandadir.

Sivas havalisi konar – göcer hayvanci Türk boylarinin en fazla tercih ettigi bölgedir.

Karluk boyu da XIII. yüzyilda yöreye gelip yerlesmistir.

Ancak bu yerlesme cok erken bir dönem oldugu icin, diger köylerde oldugu gibi, Karluk köyünün tam olarak ne zaman tesekkül ettigini söylemek mümkün degildir.

Incelediginiz makalemde Sivasa bagli Karlu köyünün hane nüfusu gösterilmistir.

XVI. yüzyilda orta büyüklükte bir köydür. Söylenen 1316 tarihini net olarak kabul etmek zordur. Cünkü köy M. 1200`lerde kurulmus görünmektedir.

Köy Karluklarin bir hartirasidir. Karluklar ise Orta Asya`nin en büyük ve kalabalik boylarindadandir. Anadolu`da Oguz kültürü icinde yerlerini almislardir.

Anadolu’da bir çok Türk boyuna ait yer adları umumiyetle 12-15. yüzyıllardan
kalma yadigârlardır. Anadolu’nun Selçuklular tarafından fethinden itibaren, bilhassa
Moğol istilası ile beraber Türkistan’dan bölgeye büyük bir göç hareketi olduğunu biliyoruz.1 Bu büyük göç dalgaları içinde Türkistan’

bir çok Türk boyuna mensup teşekküller, sanki Anadolu’da buluşmak üzere anlaşmışlar gibi, bir anda dalgalar halinde yola çıkmışlar ve daha 11. yüzyıl sonlarından itibarenTürkiye olarak adlandırılmış olan Anadolu topraklarına ulaşmışlardır.

Bahsi geçen Türk boyları içinde Karluk, Karlık, Karlu, Karlı gibi değişik şekillerde telaffuz edilen ünlü bir Türk boyu da Karluklar’dır. Karluklar’

Anadolu’da Karluk (Karlık/Karlu/Karlı) Yer-Cemaat Adları

15. yüzyıl sonları ve 16. yüzyıl başları tapu tahrir defterleri incelendiğinde, Türk

boy, oymak, aşiret ve cemaatleri tarafından verildiğini gördüğümüz, Anadolu’nun

muhtelif sahalarına dağılmış binlerce yer ve mevki adı ile karşılaşırız. Divan, köy,

mezraa gibi çeşitli isimlerle anılan bu yerleşim yerlerinin, hangi Türk boyu veya

topluluğu tarafından kurulduğunu anlayabilmek için, yine bu adlara bir göz atmak

yeterli olacaktır. Tespiti yapılarak aşağıda gösterilen bu köy-mezra ve cemaat adları, 16. yüzyıl başları tahrir defterlerinden çıkarılmıştır.1 Dolayısıyla bahsi geçen yerleşim

yerlerinin 15. yüzyıl veya öncesinde kurulduğu kabul edilmelidir. Cemaatler de aynı

şekildedir.

Bir toprak parçasının vatan kılınması gerçekten zahmetli bir iştir. Anadolu’nun

Türkler tarafından vatan tutulması da kolay olmamış, birkaç asırlık büyük göç

dalgalarının getirdiği sıkıntılardan sonra Türk iskânı tamamlanmıştır. Bu iskân hadisesi

içinde Karluk Türk boyunun Anadolu’ya gelerek hangi bölgeleri yurt tuttuğu hangi

köyleri kurduğu, yapılan bu araştırma ile büyük çapta su yüzüne çıkarılmıştır. Karluk adının

Anadolu’daki telaffuz biçimi umumiyetle Karlık, Karlı veya Karlu şeklinde olmuştur.

Karlukların Anadolu’ya konar-göçer teşekkül halinde geldikleri, ancak 15. yüzyıl

sonlarına kadar büyük bir kısmının yerleşik düzene geçtikleri yapılan bu çalışmada

görülebilmektedir. Tespit edilen 19 köy, 8 mezra ile çiftlik ve zemin adları bunun

belgesidir. Bununla birlikte 16. yüzyıl başlarında Anadolu’da hâlen konar-göçer Karluk

cemaatlerine rastlanmış olması, bu topluluğun ananevî konar-göçer yaşayışlarını devam

ettirdiklerine işarettir. Anadolu’nun muhtelif yerlerine dağılmış onun üzerindeki

Karluk-Karlu cemaati de buna bir delildir.

Karlukların Anadolu’da yerleştikleri veya konar-göçer olarak yaşadıkları yörelere

bir göz atıldığında; bir çok vilâyette iskân edildikleri göze çarpmaktadır. Buna rağmen

Karluk yerleşimlerinin yine de belli bölgelerde öbeklendiği de dikkati çekmektedir.

Aşağıdaki tablo incelendiğinde, Karluk yerleşimlerinin en fazla Batı ve İç Anadolu

vilâyetlerinde olduğu göze çarpacaktır. Kuzey Anadolu’da ise Kastamonu-Sinop-

Samsun çizgisinde iskân olundukları görülmektedir. Güneyde Adana-Maraş

havalilerinde öbeklenmişlerdir. Doğu, Güney Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz ile bu

günkü Bolu-Çankırı-Ankara-Bursa havalilerinde 15-16. yüzyıllarda Karluk yer adına

rastlanamamıştır. Günümüzde yukarıda tespit edilen yer adlarının bir kısmının aynen

veya küçük değişikliklerle yaşatıldığı, bir kısmının ise unutulduğu veya zaman içinde

değiştiği/değiştirildiği görülmektedir.

Elbette ki, bu tespitler bizim yaptığımız taramalar sonucunda ortaya çıkmıştır. 16.

yüzyıl sonrası kayıtlar ve diğer bazı vesikalardan bunlar haricinde birkaç yer-cemaat adı

daha elbette tespit edilebilir. Bu, bir makalenin sınırlarını aşacak şekilde bir çalışma

gerektirmektedir. Hatta Anadolu’da Karluklar haricindeki diğer Türk topluluklarının da

haritası çıkarılmalıdır. Bütün bu boy-aşiret-cemaat ve topluluk adlarının bir araya

geldiğinde, Türklerin Anadolu’yu dağı, taşı, toprağı, suyu, ovası ve her şeyiyle nasıl bir

Türk vatanı haline dönüştürdüklerinin resmi daha da net bir biçimde ortaya çıkacaktır.

Kaynaklar

1. Başbakanlık Osmanlı Arşivi Tapu Tahrir Defteri, 166. (BOA. TD).

2. Başbakanlık Osmanlı Arşivi Tapu Tahrir Defteri, 387. (BOA. TD).

3. Başbakanlık Osmanlı Arşivi Tapu Tahrir Defteri, 438. (BOA. TD).

4. Başbakanlık Osmanlı Arşivi Tapu Tahrir Defteri, 998. (BOA. TD).

5. ALAADDİN ATA MELİK CÜVEYNÎ: Tarih-i Cihângüşâ, Çev. Mürsel

ÖZTÜRK, Kültür Bakanlığı Yay., 3. Baskı, Ankara, 1999.

6. ARAT, R. Rahmeti: “Karluklar”, İA., C.6, İstanbul,1953, s.351,352.

7. GÖKTÜRK, Hilmi: Anadolu’da Oğuz Boyları II., Türk Dünyası Yay. İstanbul, 1979.

8. GÜMÜŞÇÜ, Osman: XVI. Yüzyıl Larende (Karaman) Kazasında Yerleşme ve

Nüfus, TTK. Yay., Ankara, 2001.

9. KAFESOĞLU, İbrahim: Harzemşahlar Devleti Tarihi, TTK. Yay. 3. Baskı,

Ankara, 1992.

10. KAFESOĞLU, İbrahim: Türk Millî Kültürü, Boğaziçi Yay., 13. Baskı İstanbul, 1995.

11. KAŞGARLI MAHMUD: Divân-ı Lugati’t-Türk, Çev. Besim ATALAY, TDK.

Yay., 3. Baskı, Ankara, 1992, C. I.

12. KÖYMEN, M. Altay: Büyük Selçuklu İmparatorluğu Tarihi- İkinci İmparatorluk

Devri, TTK. Yay., 3. Baskı, Ankara, 1991.

13. RASONYI, Laszlo: Tarihte Türklük, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yay., 3.

Baskı, Ankara, 1993.

14. SALMAN, Hüseyin: Türgişler., Kültür Bakanlığı Yay., 1. Baskı, Ankara,1998.

15. SÜMER, Faruk: Oğuzlar (Türkmenler), Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Yay.,

İstanbul, 1992.

16. SÜMER, Faruk: Türk Devletleri Tarihinde Şahıs Adları, Türk Dünyası

Araştırmaları Vakfı Yay., İstanbul, 1999, C.I-II.

17. TOGAN, Z. Velidi: Umumî Türk Tarihine Giriş, Enderun Kitabevi, 3. Baskı,

(İstanbul, 1981).

18. TURAN, Osman: Türkiye Selçukluları Hakkında Resmî Vesikalar. TTK. Ankara,

1988.

19. TÜRKAY, Cevdet: Başbakanlık Arşiv Belgelerine Göre Osmanlı İmparatorluğunda

Oymak-Aşiret ve Cemaatler, Tercüman Kaynak Eserler Dizisi I., İstanbul, 1979.

20. Türkiye’de Meskûn Yerler Kılavuzu, İçi İşleri Bakanlığı Yay., Ankara, 1946.

21. www.yerelnet.org.tr.

22. YAKUPOĞLU, Cevdet: “Kuzeybatı Anadolu’ya Türk Muhacereti ve Bölgede Bazı

Türk Boy Adları”, G.Ü. Kastamonu Eğitim Dergisi, 9/2, (Ekim,2001), s.549-562.

23. YILDIZ, H. Dursun: “Talas Savaşı Hakkında Bazı Düşünceler”, Edebiyat Fak. 50.

Yıl Armağanı, İstanbul, 1973.

24. YINANÇ, M. Halil: Türkiye Tarihi: Selçuklu Devri I., Anadolu’nun Fethi,

İstanbul, 1944.

Kaynak – Gazi Üniversitesi Kasamonu Egtim Fakultesi

Arasitrmaci Gör. Dr. Cevdet Yakupogulu

Düzenleyen – Süleyman Pek

Not: Yukarıdaki bilğiler İstanbul dernek merkezimizin  www.karlikoyu.com sitesinden alınmıştır.Emeği geçen tüm arkadaşlara teşekkür ederiz.

 

Yoruma kapalı.